https://xnxx-tv.net/

2. Ergenekon İddianamesi/V. BÖLÜM ŞÜPHELİLERİN BİREYSEL DURUMLARI 5- Şüpheli Mustafa Ali BALBAY

0 Comments

İ.S.- Tabii basın 4. güç. Böyle görüyorduk. Tabii sizce de bizler faşisttik.. Tape No:9099, 30.12.2008 günü Füsun ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Füsun’un “Şimdi Sıtareyle biz ayrıldık da bana bir şeyler anlattı sizinle paylaşayım onu aslında ben anlatmak istiyordum ama hocamıza yanlış imaj yaratmak istemedim her şeyi anlatıyor dedim Sıtareye çok güvenebilirsin hayır biliyorum da ben kendim dedim ama bilmesinde yarar var şuanda Merdan beyle diğer Oruçlu mu benim işte isim tutamıyorum ya hocam ” “Diğer bey yani arasında bir sürtüşme var dedi televizyonla ilgili çünkü Tuncay bey diğer beye demiş ki git İstanbul ‘a da sahip çık bir düzen kur fakat Merdan bey orası benim kraliyetim diye böyle bir şey var problem var” dediği, Y.KÜÇÜK’ün “doğru ben bunlara süpriz olarak gelmez bana” “Çünkü çok gençler yönetmek için” “Birbiriyle şey yapmışlar ama” dediği, Füsun’un da “Evet” diyerek onayladığı, Y.KÜÇÜK’ün “Ben anlamadım neymiş ihtilaf Tuncay şey mi diyormuş yani” dediği, Füsun’un “Yani şey galiba diğer bey Cumhuriyetinde yönetim kurulunda falan yani pekte bir şeye ihtiyacı yok fakat Tuncay bey İstanbul un gidişatından memnun değil hatta sinirlenip kapatın kardeşim o zaman demiş” “Yahutta sen bir orayı düzelt adamda gidince Merdan bey bundan tabii sinirlenmiş burası çok iyi benim himayem altında falan gibi fakat Sitare diyor ben bugün bu akşam hocamla hem partiyle ilgili hem televizyonla ilgili ne konuştuysak bunu mektup yapıp avukat aracılığıyla gönderecem” “Çünkü diyor çok değerli şeyler öğrendim bende şey dedim Sitarye yani her konuda bu iki şeyle ilgili güvenip danışabileceğin ama diyor zamanı falan zaten hocam zamanı yoksa söyler şey iş yapar insandı” dediği, Y.KÜÇÜK’ün “Ya yok benim zaman ben bir güzel lafım var ben çalışkan olduğum için benim zamanım vardır tembellerin zamanı yoktur şimdi bunlar normaldir” “Oraya bir yeni yönetim getirmek lazım bunlarda benim görebildiğim bir atalet var” “Ama çözerler onu” “Aradın iyi oldu ben de şunu söylim” “Başlarken bir başında götürecek diyelimki Ertürk birde Editör olarak Pınar dan başkasını alma şuanda” dediği ve görüşmenin devamında Füsun’un “şey isim listesinin son şeklini ben size sunacağım ” dediği, Y.KÜÇÜK’ün “Tamam ondan sonra” “Gayet güzel Sitara hanıma da söyleyin bu olur tabi atalet var orda birazcık ben onları söylemedim üstü açık bana göre” “Köylü usulü götürüyorlar ” “Bu şey olarak cesur götürmek lazım ” dediği, Füsun ‘un “Partiyle ilgili diğer şey Alemdar bey mi ben bilmiyorum” “Orda da Sitare aslında çok şey bir kız zeki bir kız” “yine aynı şekilde adamın hiçbir şeyden anlamadığını fakat nasıl bir iletişimcidir onu da anlamadım dedi” dediği, Y.KÜÇÜK’ün “bakşimdi ona söyliyeyim ben ona üstü kapalı olarak söyledim” “Üniversite profesörlerinden hele iletişim profesörlerinden hiçbir şey olmaz” dediği tespit edilmiştir. Sürekli daracık alanlara sıkıştırılmış olan ilişkilere hayır diyorum

Veli KÜÇÜK ile ilerleyen dönem içerisinde; kendisini 2004 yılı içerisinde kurmuş olduğu ve Şirin Evlerde faaliyet gösteren Profesyonel Güvenlik isimli iş yerine davet ettiğini. Kendisinin Ergenekon soruşturmasında ismi geçip de tanıdığı şahıslar ile ilgili beyanlarının bunlardan ibaret olduğunu, ayrıca bu kapsamda olabileceğini düşündüğü konular ile ilgili de beyanlarda bulunduğunu, genel olarak bilgi sahibi olduğu Ergenekon yapılanması ile PKK’nın hem kuruluşu, hem Yalçın KÜÇÜK Doğu PERİNÇEK ilişkisi ve yukarıda anlattığı konular göz önünde bulundurulduğunda ilişkili olduğunu düşündüğünü beyan etmiştir. Abdullah OCALAN’a 1996 yılında gerçekleştirilen daha doğrusu Şam’da ki okulun önünde patlatılan bombayı gerek Yalçın KÜÇÜK’ün gerekse Abdullah ÖCALAN’m haberdar olduklarını kendi beyanları ile açıklamışlardır dediği, bu açıklamalarda Yalçın KÜÇÜK’ün yurtdışında bulunduğu bir sırada Abdullah ÖCALAN’ı arayarak “sana suikast girişiminde bulunulacak, Şam’ı terk et” şeklinde haber verdiğini, Abdullah ÖCALAN’m da buna rağmen Şam’dan ayrılmayacağını ama tedbir alacağını söylediğini bildiğini, Bu açıklamaların örgütün yayın organlarında da yer aldığım, Abdullah ÖCALAN’m Şam’da bulunduğu dönemlerde 199O’lı yıllardan sonra Yalçın KÜÇÜK’ün kendisi ile görüşmeye başladığını, bu dönemden sonra Yalçın KÜÇÜK’ün yurtdışında Fransa, Brüksel gibi Avrupa ülkelerinde kaldığını, Abdullah ÖCALAN’m Suriye’den çıktıktan sonra ise Türkiye’ye döndüğünü, bunun da oldukça dikkat çekici bir durum olduğunu. Dün Kenya’dan ne ise ki Abdullah ÖCALAN Türkiye’ye getirildi. Diyarbakır Üniversiteli Escort hizmeti ise genellikle genç ve dinamik kişiler tarafından sunulmaktadır. Üniversite öğrencisi escortlar, müşterilerine dinamik ve eğlenceli bir deneyim sunabilirler. Bu çok tehlikeli bir gidiştir. Çiçek, bir birey olarak, hangi çiçeğin açacağını, hangi alanın onun için en uygun olduğunu seçer. Bundan kuşku duymuyorum” “Biz, Kemalist Cumhuriyet bitmiştir diyoruz” şeklindeki yazıyla alakalı Atatürk ve Cumhuriyeti aşağılamasının, küçük göstermeye çalışmasının sebebi ve hangi amaca hizmet ettiğine savunmasında; Kendisinin ATATÜRK ve Cumhuriyeti için savaştığını, Sivas kongresinde oybirliği ile Manda kararının çıktığını yazmasının karalama olmayacağını, bunun tarihin doğru yazılımı olacağını, kendisinin bu memlekette hep Mustafa Kemal’i savunduğunu, görüşlerinin ilkokullarda öğretilen görüşler gibi olmadığını, daha gerçekçi olduğunu, ismi geçen “Türkiye Üzerine Tezler” kitabını da kendisinin yazdığını beyan etmesi ve kitabın yazıldığı 1992 yıllarında şüphelinin PKK kamplarında ideolojik eğitim verdiği göz önüne alındığında şüpheli Yalçın KÜÇÜK’ün PKK örgütü üyelerine ideolojik ve örgütsel dersler verirken Atatürk’e hakaret ederek başta PKK örgütü üyeleri olmak üzere tüm Atatürk düşmanlarının sempatisini kazanmaya çalıştığı anlaşılmaktadır. Sabah gazetesi yazarı Nazlı ILICAK’m 12 Mayıs 2008 tarihli köşe yazısında, “dirilişin öyküsü” kitabından bahsederek kendisinin “Sevgili Başkanım, bana göre de, 1920’de Kemal Paşa, o lider kadrosu içinde en geride olan insandı. Mevcut deliller ve tanık beyanları göz önüne alındığında şüphelinin Ergenekon silahlı terör örgütü adına PKK ile ilişkileri kuran ve iletişimi sağlayan üst düzey kişilerden biri olduğu, Devletin PKK terör örgütü ile çok ciddi mücadele verdiği bir dönemde örgütün elebaşısına karşı yapılacak operasyona engel olması ve bunu kendisine bir devlet görevlisinin söylediğini beyan etmesi bile şüphelilerden ele geçirilen PANZEHİR isimli örgütsel içerikli dokümandaki bilgilerin doğruluğunu göstermektedir. Şeklindeki beyanlarından da varlığını inkar ettiği PANZEHİR kodlu örgütsel içerikli dokümanda belirtilen tüm kararları hayata geçirme gayretinde olduğu anlaşımlıktadır. Ergenekon soruşturması ile ilgili Mehmet Şener ERUYGUR ve Ahmet Hurşit TOLON paşaların davalarının askeri Mahkemede görüşülmesi gerektiğini Sabih KANADOĞLU’nun da savunduğunu, kendisinin de bunun için “bu işi kazandık” dediğini, Sabih KANADOGLU nun bu konuyla ilgisi sorulduğunda; Büyük hukukçu olduğu için her hukuki konuda görüş bildirdiğini, “biz kazandık” derken, davanın askeri Mahkemede görülmesi gerektiğini savunanların kazanmış olduğunu, “Biz” diyerek onu kastettiğini, Ergenekon davasının Genelkurmay Mahkemesinde görüşülmesi gerektiğini söylediğini, Şüphelinin 19.12.2008 günü saat:19.30 da Ankara ilinde bulunan bir restoranın özel bir toplantı yapıldığı, Should you have just about any questions about exactly where and tips on how to utilize Escort Bayan DiyarbakıR, you’ll be able to e-mail us from our webpage. bu toplantıya kendisinin ve üst düzey Yargı, TSK ve Emniyet Teşkilatı mensuplarından bazı şahısların da katıldığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığında görevli olabileceği değerlendirilen astsubay üniformalı bir şahsın toplantı sırasında yemek salonu girişinde kimlik kontrolü yaptığı ve davetli olmayan diğer müşterileri restoranın üst katma yönlendirildikleri, restoranın önünde bekleyen bazı şahısların ise toplantı öncesinden bitimine kadar park edilen araçların çevresinde bulundukları ve etrafı gözledikleri bilgisinin edinildiği belirtilerek, belirtilen tarihte, restoranda ne amaçla buluştukları şeklindeki soruya, “bir yemek için toplandıklarını, özel bir bölümünün olmadığını, ne konuşulduğu konusunda bir bilgi vermek istemediğini” beyan etmesinden bazı üst düzey kişilerle yaptığı toplantılar hakkında bilgi vermemesi, örgüt içinde özel görevlerinin olduğunu göstermektedir. 14.11.2008 Günü Kanal 7 televizyonu İskele Sancak Programı”nda yayınlanan görüntüde, şüphelinin 1992 yılında Almanya’da Terör Örgütü PKK’nm düzenlediği bir festivalde, stadyumda toplanmış yüzlerce kişinin önünde yaptığı konuşmada; “Bugün diyorum. D.’nin “Verdiğiniz telefon İstanbul telefonu” dediği, Y. KÜÇÜK’ün “Evet ondan sonra siz bir daha tekrarlamazlar ama dünkü programı bir yerde bulursunuz bir bakın” dediği, İ

Categories:

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *